Kayıtlar

Şubat, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

En Güzel Günlerini Demek Bensiz Yaşadın

Resim
                                        " “Gerçek ne değil sence ?” diye sordum.”
                                             “Bence gerçek, unutulur şey değil.”
“Gerçeklik hiç bir zaman düşünülmüş bir şey olmadı. Gerçek, düşlerin en büyüğü olmalı.”




    Bu romanı en güzel tanımlayan kelime ‘naif’ bana kalırsa. Özenli ve abartısız, romantik ve biraz buğulu. Bazen hüzünlü ve çok içten.

“Aile, soy ağacına kazınmış isimler değil, ceviz ağacından yapılmış masayı sofra yapan insanlardır.”


    İşte böyle bir masanın etrafına toplanan insanların hikayesini okuyoruz. Bu aileyi masa örtüsünden, türk kahvesinden, topik yemeğinden, masadaki mezesinden, ıspanaklı gül böreğinden, Alis’in ayakkabısından, irmik helvasından dinliyoruz. ‘Kalabalık’la başlayıp ‘Yalnızlık’la biten...

“Bu ev, anne. Yüzüne bakmaya utandığım, kıymetini bilemediğim, el üstünde tutup mutlu edemediğim annem. İnsanların en güzeli. Anne değişmez mi ? Hepimize acılar gelir, tutkular gelir de anneye gelmez mi ? Anne her şeyi içi…

Uyku Sersemi

Resim
"Kentlerle ilişkimiz rüyalarla olduğu gibidir."
                                                  Italo Calvino, Görünmez Kentler 




 “Mutlu Son” ile başlayıp “Yeni Bir Başlangıç”la biten bir roman "Uyku Sersemi".

 Evet gerçekten de mutlu bir son ile başlıyor. Çünkü Kahraman Kara üzerinde uzun zamandır çalıştığı İstanbul rehberini hazırlamak üzere yayınevinden kesin bir onay alıyor. Oldukça mutlu, heyecanlı ve hevesli başlıyor. Fakat sonrasında yaşananlar Kahraman’ı deliliğe taşıyan bir boyuta ulaşıyor.

    İstanbul’un tarihi mekanlarını, kitapçılarını, pastanelerini, antikacılarını, eski sinemalarını bu kitapta toplayıp turistlere, İstanbul meraklılarına bir rehber hazırlıyor Kahraman: “İstanbul Kitabı”
Fakat büyük umutlarla başladığı bu iş birer birer ayrılmaya başlıyor bütünden.
Kitapçılar, pastaneler kapanıp yerini bambaşka yerlere bırakmaya başlıyor. Her yerde bir kentsel dönüşüm; vinçler, yenilenenler, yıkılanlar, molozlarla dolu bir kent. Bu kısımları okurken be…