Kayıtlar

Ocak, 2018 tarihine ait yayınlar gösteriliyor

Süreyya

Resim
“Sen hep böyleydin Süreyya. Oldum olası uyanmayı, sokağa çıkmayı sevmedin. Dışarılar kabusun oldu, içeriler kuytun, memleketin. Şehirleri sevemedin. Hep gidesin geldi. Doğa bir bilgi biçimiydi senin için; böylece her vakit türlü türde doğaya yönelmek istedin. Gittiğin hiçbir yer yetmedi. Hep yeniden, bir kez daha gitmek istedin. Kaç göçsün Süreyya !”

    'Süreyya' benim Nil Sakman ile tanışma ve tanıştığıma çok memnun olma kitabım oldu. Altını çizmedik yer bırakmadım muhtemelen. Bazen yetmedi cümleleri yazıp yeniden okudum.
 Süreyya benim bir kere okuyup da doyacağım değil her okuduğumda tekrardan:
“ Bir varoluşun kaydını tutuyorum. Hepsi bu. Kendi varoluşumun kaydını.” diye başlayan ilk sayfasına dönüp yeniden okumak isteyeceğim döngüde bir kitap oldu. Hiç bitmeyecek bu döngü tıpkı Süreyya’nın kendine kavuşamaması, çocukluğuyla olan o döngüsel konuşmaları gibi..

“Çocuk olduğun bir zaman vardı. Bir başka sen. Geçmişte kaldığını söyleme bana Süreyya. Çocukluk geçmişte kalmaz as…