Zorba



  Bazen sonu için bile değerdi dediğimiz kitaplar vardır, hatta belki de sadece sonu için okuduğumuz.
Bazı sonların bir damla gözyaşı vardır bekleyen. Önce buğusu gelir ve damlası oracıkta hafif titreyerek kalır. Gözünü kırpsan gidecek...

İşte Zorba... Benim için böyle bir romandı.


    Uzun zamandır okumayı düşlediğim ve bu nedenle olacak ki farkında olmadan kendimi büyük beklentilere soktuğum bir kitaptı. Başlarda çok iyi giderken Aleksi beni hayal kırıklıklarıyla dul-kadın-iffet-afet-şeytan-yeme-içme-çalma-çırpma dünyasında bıraktı.
Fakat Patronun durumu benden beter. Zavallı Madam Ortans'ın hali herkesten viran. E durum böyle olunca bu saatten sonra kaptırıverdim kendimi işte. Ve bütün güzellikler o zaman kendini gösterdi.

Zorba, kendini kaptırmanın kitabı.
Yani tıpkı Zorba'nın söylediği gibi; özgür olacaksın bu hayatta.

" Zorba, başını salladı.
'Hayır, özgür değilsin.' dedi. 'Senin bağlı bulunduğun ip, öbür insanlarınkinden biraz daha uzun; hepsi bu kadar ! Senin patron, uzun ipin var, gidip geliyor, kendini özgür sanıyorsun. İpi koparmadın mıydı da...' "

Yani ipleri koparıyoruz...







    Zorba'ya çok kızarak okudum zaman zaman. O kadınlık adamlık sözleri...

Fakat şöyle de güzel bir şey öğrendim, hayatta ne olursa olsun; " Dünküleri hatırlamaktan, yarınkileri istemekten vazgeçmek zamanı geldiğinde" sığınacak bir santuru olmalı insanın.


Ve bir şey daha öğrendim ki dünyanın konuştuğu tek dil dansmış.
Dünya seni anlamadığında kollarını kaldırıp dizlerini yere vura vura bir çığlıkla değil bin çığlıkla raks edecekmişsin işte!


" Hayatımda yaptım, yaptım, yaptım da az yaptım" diyecek kadar sev yaşamı. Hayatta yapmaktan zevk aldığın şeye engel olan ne varsa at gitsin; çok çok bir parmağın eksik yaşarsın Zorba gibi.
Ölümü aklıma getirmeyeyim derken yaşamayı unutma; ölüm geldiğinde ona gülümseyip dimdik veda etmek için, hayatta yaptım, yaptım, yaptım diyebilmelisin.






    İşte böylesi güzellikler öğrendim ben Aleksi Zorba'dan.

" Zorba, bırak şeytanı, bize gerekli değil o ! Geçmiş şeyler unutulmuş şeyler demektir. Yakala santuru."

Yorumlar

Bu blogdaki popüler yayınlar

Aylin Oflaz ile Murakami'nin Kedisi

Olmayan Kuşlar Ansiklopedisi

Kuşlar Yasına Gider